Bugün (07.10.2023) sabah saatlerinde Ajanslar bir haber geçiyor.
“Filistin direniş örgütü Hamas’a bağlı El Kassam Tugayları, İsrail’e “Aksa Tufanı” İsimli kapsamlı bir operasyon başlattı. Hamas güçleri ve İsrail ordusu arasındaki çatışmalar sürerken bölgeden görüntüler gelmeye devam ediyor.”
Haberi okuyunca kendimi Mescidi Aksa’nın avlusunda hayal ettim ve Şimdi Filistin’de olmak vardı dedim.
2020 yılının ilk günleri.
Yağmurlu bir gecenin ardından sabah namazı için gittiğimiz Mescid-i Aksanın avlusunda tekbir sesleri yükseliyor. İşgalci İsrail askerleri kirli postalları, ellerinde silahlar ile avluda Filistinli Müslümanları kovalıyor.
Gökten delinmişçesine yağan yağmur, ard arda çakan şimşekler korkunç bir gök gürültüsü yankılanıyor ilk kıblemizin avlusundan. Gökyüzü bile ağlıyor Müslümanların haline.
Gözü dönmüş işgalci katiller ne yağan yağmura ne çakan şimşeğe aldırmadan yakaladıkları Filistinlileri darp ediyorlar.
Mescid-i Aksanın avlusunda bu zulme şahitlik eden bizler şaşkın bir o kadarda üzgün ne yapacağımızı bilmeden sağa sola koşuşturuyoruz. Kızım artık daha fazla dayanamıyor, yumruklarını sıkıp ağlayarak askerlerin peşinden Nazır kapısına doğru koşuyor.
Kudüs’ün tarihi taşlı dar sokağında sıkışıp kalıyoruz. Kafamı kaldırdığımda duvarların üzerinde ki silahlı Siyonist askerlerle göz göze geliyorum.
Filistin’de sivil direnişin sembolü; Mescid-i Aksanın yürekli, korkusuz, cesur, direnişçi Murabıta kadınları, hemen bize sarılıyor, duvarın kenarına alıp adeta bize etten kalkan oluyorlar.
Bizlere “Salavat, salavat” diye telkinde bulunurken gözlerinde korkunun esamesi okunmuyor.
Silah seslerinin yanı sıra kulaklarımızın dibinde patlayan ses bombaları ve Filistinli gençlerin çığlıklarına dayanamıyor ağlamaya başlıyorum.
Kızım ve sorumluluklarını aldığım gurubumun önünde dik durmalıyım, metanetli olmalıyım derken o arbede de kızımı tekrardan kaybediyorum.
Rast gele sağa sola koşarken tırtıklı taşlara ayağım takılıyor iki dizimin üzerine çöküyorum. Gözlerim yerde bir çift askeri bota takılıyor, yavaş yavaş kafamı kaldırdığımda elindeki otomatik silahı kafama doğrultmuş İsrail askeri ile göz göze geliyorum. O an “Buraya kadarmış, Hep Rabbinden şehitlik mertebesini istiyor ve dua ediyordun ya işte o an geldi” diyorum.
Asker yüzüme bakıyor, Türk olduğumu anlıyor olacak ki! Kafasını sağa sola sallayarak uzaklaşıyor yanımdan. Kızım Elif’in sesiyle kendime geliyorum “Anne kalksana ne oturuyorsun hala yerde” diye bağırıyor. Kalmak için yelteniyorum işte o an müthiş bir acı ile bağırıyorum; “Kalkamıyorum, ayağım kırılmış galiba” O esnada Mescid-i Aksanın yürekli cesur anneleri geliyor ayağımı al yazma ile bağlarken, “Müjdeler olsun. Ne mutlu sana Mescid-i Aksa Gazisi oldun” diyorlar. Üç tekerli motoru ile tatlı satan 15 yaşlarındaki çocuğun motorunun önüne bindirip Filistin hastanesine götür diye de sıkı sıkı tembih ediyorlar.
Yıllardır İşgalci Siyonist İsrali’in zulümleri karşısında bıçak kemiğe dayandı, bardak taştı ve 07.10.2023 günü Filistin şahlandı ayağa kalktı.
“Aksa Tufanı” operasyonu, Mescid-i Aksaya yapılan saldırılar ve bu kutsal mekanın kutsiyetine saygısızlık, İşgalci Siyonist İsrail’in Filistin topraklarında yürüttüğü zulüm politikalarının bir tezahürüdür.
Yıllardır kadın, çoluk, çocuk, yaşlı demeden insanlık suçu işleyen, BM kararlarını tanımayan, zalim İşgalci Siyonist İsrail’in sonu gelecek İnşallah.
Zulüm ile kim abad olmuş ki?
İşgalci İsrail’e karşı direnen Filistinli kardeşlerime SELAM olsun.
Ümmete hürriyet, onur, izzet ve cihat ruhunu yeniden hatırlatanlara SELAM olsun.
Yıllarca zulüm gören, evleri, yurtları gasp edilen, öz yurdunda garip kalan Filistinli kardeşlerime SELAM olsun.
Kundaktaki bebeğinin cansız bedenine sarılan, gözyaşlarını içine akıtan o fedakâr Filistinli analara SELAM olsun.
“Aksa Tufanı” harekâtı ile Filistin İstiklal Savaşını başlatan Hamas’a SELAM olsun.
Veyensurake-llahe nasran ‘aziza
Ve Allah sana onur ve kudret dolu bir yardımla destek verecektir. (Fetih 3)
Selam ve dua ile

Yüreğimi hep acıttı
Rabbım ol derse olur.
Bizimdir.
Eşim 2 gün önce bir gece ansızın demişti.
Rabbım gönlümüzdeki biliyor
Ağzınızda kaleminize sağlık bir solukta okudum ne güzel anlatmışsınız. Bizim de burada yüreklerimiz orada atıyor. Dilerim şu kemalistçiler de mescid-i aksa’nın önemini anlar laik laik Türkiye diye diye Filistini hiç umursamıyorlar uyanışa geçmek dileğiyle vesselam
Bir an sanki Mescidi Aksada sele berabermis gibi hissettim ablacım yüreğinden öpüyorum seni nasıl güzel bir dokunuş bu ne mutlu sana ki bu yazıyı ta içimizde hissettirdi❤️
Ne güzel ifade etmişsiniz. Şimdi çıkmış hümanizm oynayan bir takım siyonistseverler tam da Filistin artık meşru müdafaaya geçmişken insanlıktan bahsediyorlar. Kendi zulümleri yıllardır ortada oysaki. Kudüs muslumanlarindir ve artık bütün dünyanın bunu kabullenme zamanı geldi.
Kalemine yüreğine sağlık çok güzel yazmışsın canım
Kaleminize, yüreğinize sağlık hocam. Okurken o anları yaşadım adeta…
Rabbim tüm müslümanların yar ve yardımcısı olsun.