Evin hanımı öğlen namazını huşu içerinde eda edip duasını yaptıktan sonra seccadesini katladı, salonda bulunan büyük kitaplığın alt çekmecesinin içine seccadeyi özenle yerleştirdi. Ardından mutfağa doğru yöneldi. Akşama iftar için hazırlık yapmalıydı. Eşi ve kızı ailece oruç tutuyorlardı. Oğlu Hasan daha küçük olduğundan niyetli değildi. Ramazan’ın ilk iftarından artan yemekler vardı ama biliyordu ki eşi ve çocukları dünden kalan yemekleri yemeyi sevmiyorlardı.
Mutfağa doğru yürürken aklına çocukları geldi. Hafta sonu olması sebebiyle okullar tatil olduğu için hala odalarında uyumaktaydılar. Mutfağa gitmekten vaz geçip evin üst kata çıkan merdivenlerine yöneldi. Önce on yedi yaşında ki kızı Esra’nın odasının kapısını hafifçe tıklatıp “Uyandın mı güzel kızım?” diye sordu. İçeriden cevap alamayınca kapıyı araladı başını uzattı. Kızı uyanmış her zamanki gibi elinde telefonu ile oynuyordu.
“Kızım “diye seslendi. “Hadi çık artık yataktan, birazdan ilkindi ezanı okunacak abdestini al öğle namazını kıl” Esra önce ellerini geriye atarak genleşti sesli bir esnemeden sonra; “Anne ben oruçluyum dokunma bana” dedi. Anne gülümsedi “Ama orucu uykuya tutturmak olmaz ki! Oruç bir ibadettir ve farzdır aynı zamanda namazda farzdır birini yapıp diğerini yapmamak olmaz. İslam’ın şartlarından biriside namazdır hadi kuzum kalk abdestini al huzura dur.”
Esra huysuzlanarak “Of anne ya! Tatil günümü berbat ettin. Hem söyle akşama iftarda ne pişireceksin?” Anne Hülya Hanım kızının güzel yüzüne bakarak “Dünden kalan yemeklere biraz ilave yapmayı düşünüyorum” diye cevap verdi. Esra hışımla yatağından doğruldu elindeki telefondan annesine izlediği yemek sitesini gösterirken “0lmaz” diye bağırdı. “Ben gün boyu aç kalıp da dünkü artan yemekleri yemem. Bu yemeğin aynısını yapmanı istiyorum.” Hülya hanım kızının bu ani çıkışı karşısında afallamıştı. Esra’nın uzattığı telefonu eline aldı istediği yemeği incelemeye başladı. Izgara Bonfile, morel mantar sos, fırınlanmış mevsim sebzeleri ve karameliz’e soğan…
Hülya hanım bir telefona birde kızının yüzüne baktı, şaşırmıştı. “Şaka yapıyorsun değil mi kızım! Et yemeği dünden arttı zaten morel mantar sos da nedir? Nereden bulacağım ben bu mantarı. Adını dahi ilk defa duyuyorum. Oruçlu iken yemek siteleri ziyaret edilir mi? Elbette canın çeker.” Dedikten sonra kızının yatağının kenarına yavaşça ilişti.
Kızının ellerini ellerinin arasına aldı “Bak yavrum! Ramazan ayı nefis ile mücadele ayıdır. Rabbimiz Ramazan ayında bizden bir ay farz olan orucu tutmamızı isterken, aynı zamanda çevremizde bulunan dul, yetim, ihtiyaç sahiplerini, sokakta kalanları hatta Allah’ın emaneti sokak hayvanlarını düşünmemizi onlara yardım etmemizi istiyor. Sen benim bütün vaktimi mutfakta geçirmemi istiyorsun. Unutma bende oruçluyum ve Ramazan ayını Kuran okuyarak, ibadet ederek geçirmek isitiyorum. Bu yemekler hem çok masraflı hem de vakit alan absürt yemekler. Tadını belki de beğenmeyeceğin yemekler için beni yormaya masrafa sokmaya değer mi? Bütçemizi zorlamayan yemekler pişirip aşımızı mahallede bulunan ihtiyaç sahibi aileler ile paylaşarak, infak etmenin mutluluğunu birlikte yaşayalım.
Şu anda dünyanın birçok yerinde bırak yemeği kuru ekmeği bile bulamayan insanlar var” diyerek kızının telefonundan Google ye girerek “Yemen” yazdı. Ardından açılan pencereye tıklayarak açlık ve susuzluktan bir deri kemik kalmış çocukları gösterdi. Açılan pencereyi kapatıp bu kez arama motoruna çadır kent yazdı. Kardan çöken çadırları, çamurun içinde yürümeye çalışan çocukları ekmek için sıraya giren aileleri gösterdi. Tekrar arama motoruna Afrika, Myanmar, Afganistan, Hindistan yazdı tek tek kızına orada bulunan aileleri gösterdikten sonra kızına şefkatle sarılarak; “Rabbimize binlerce şükürler olsun. Evimiz var, tüten bir ocağımız var. Baban başımızda güzel de bir işi var. Allah c.c böyle nimetler vermişken bize de şükrünü eda etmek düşer. Gözün yükseklerde olmasın kızım. Daima refah seviyesi kendinden düşüklere bak ki! Hep şükür içerisinde olup çevrendeki ihtiyaç sahiplerine yardım edesin.
Rabbimiz ayeti kerimesinde; “Ey Ademoğulları! Her secde edişinizde güzel elbiseleriniz giyinin. Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah c.c israf edenleri sevmez buyuruyor. (El-A’raf 31) Hadi şimdi yataktan çık, elini yüzünü yıkarken birde abdestini al geçmeden öğlen namazını kıl ardından mutfağa gel birlikte damak zevkimize uygun güzel bir yemek pişirelim tencereye koyup iki sokak ötede bulunan komşumuz yetimleri olan Fatma hanımın kapısını çalalım.”
Esra annesinin boynuna sarıldı göz yaşları içerisinde yanaklarından öperken; Özür dilerim anneciğim çok haklısın nimetlere şükürsüzlük yaptığımın farkına vardım” dedikten sonra koşarak banyoya abdest almaya gitti.
Rabbim Ramazan ayında sadece midemiz ile değil bütün uzuvlarımız ile oruç tutmayı nasip etsin. İnsi ve cinsi şeytanları bağlayarak dilimizden gıybeti, gönlümüzden, kalbimizden hasedi uzak tutsun. Hanelerimizden bereketi sofralarımızdan misafiri eksik etmesin. Paylaşmanın, infakın hazzını yaşamayı hepimize nasip etsin. Tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri okunan Kuran’ı Kerimleri kabul ve makbul eylesin.
Hayırlı Ramazanlar
Selam ve Dua ile…

Canım hocam, yazılarınızı büyük bir keyifle okuyorum. Allah ilminizi arttırsın, vaktinizi bereketlendirsin. Ne güzel bir hizmette bulunuyorsunuz. Daim olsun.
Eline yüreğine kalemine sağlık rabbim bizleri evlatlarımızı şükredenlerden eylesin inşallah
Çok güzel noktalara isaret eden sıcacık samimi bir yazı kaleme almışsınız.
Otrneklemeler oldukca isabetli ve Ramazan ayına yakışır nitelikte. Hatırlattığıniz değerler için teşekkür ederiz. Yazılarınızı beğeni ve gururla takip ediyorum. Kaleminize sağlık….
Yüreğine kalemine sağlık.
Çocuklarımızın yüreğine girmek nasip olsun
Amiin aminnn.. Allah tüm çocuklarımıza farz ibadetlerini yerine getirmeyi nasip etsin..Aynurcuğum kalemine sağlık
Kalemine yüreğinize sağlık çok güzel akici bir dille anlatmışsın devamını bekliyoruz tebrikler
Amin…Kaleminize bereket..
Yüreğine kalemine sağlık Aynur teyzem, Rabbim cocuklarimizi doğru yoldan ayırmasın ,hidayet versin
Kalemine, emeğine sağlık Aynur hanım. Gerçekten ders niteliğinde bir yazı olmuş. Nefsimize hakim olabildiğimiz ve çevremizdekileri de düşündüğümüz Hayırlı bir Ramazan geçirmemiz dileğiyle…
Abla nasıl bu kadar güzel yazabiliyorsun bayıldım. Yazı akışı fevkalade güzel anlatım duru ve herkesin anlayabileceği bir üslup.
Sözlere hacet bırakmayan kaleme ne denir ????
Yaz ey güzel insan fikrini zikre dönüştürdüğün bu kaleminle ebediyete kadar yaz Rabbim dünya ve ahiretinde seninle olsun güzel ablam
Yüreğinize sağlık çok güzel anlatmışsınız ramazanın faziletini rabbim hakkıyla ramazanı ihya edenlerden eylesin cümlemizi inşallah
Allah’ın izniyle çok faydalı bir site olacak…Değerli Aynur Yavuz hocamın nur damlayan kalemi; her zamanki gibi ,fikir karanlığında yol almaya çalışan yolcuların yolunu aydınlatacak ,doğru menzile ulaştıracağına vesile olacaktır…
Allah razı olsun,Hızmetınız daım olsun
Kaleminize sağlık bu mübarek günde toplum olarak en büyük sıkıntımıza ne güzel değinmişsiniz Allah razı olsun hayırlı Ramazanlar
Çok güzel anlatım kaleminize sağlık