Yollar insan seli…
Dillerde telbiye, yüreklerde Peygamber aşkı…
Milyonlarca insan aynı duada, aynı heyecanda buluşuyor bugün. Beyaz ihramların arasında yürürken insan dünyayı, makamı, unvanı unutuyor. Herkes sadece kul… Herkes Allah’a yönelmiş bir yürek…
Dün telbiyeler ve salavatlar eşliğinde Arafat’a ulaştık. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hacı adayları için hazırlanmış çadırlarımıza yerleştik. Açıldığında yatağa dönüşen tek kişilik koltuklar, özenle hazırlanmış çantalarda bulunan şemsiyeler, termoslar, diş fırçaları, kokusuz sabunlar, ince polar battaniyeler ve yastıklar bizleri karşıladı.
Doğrusunu söylemek gerekirse hac ücretlerinin yüksekliği konusunda eleştirenlerden biri de bendim. Ancak buraya gelip yapılan hizmeti görünce Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür etmeyi bir gönül borcu bildim.
Görevli hocalarımız gece gündüz demeden hacı adaylarının etrafında pervane oluyor. Her soruya sabırla cevap veriyor, her ihtiyaca yetişmeye çalışıyorlar.
93. Kafile Başkanımız Abdulhak Alpolat, ve 93/2. Grup Başkanımız Arif Aksay hocamız, bayan irşat görevlisi Neşe Yaldız Hocamız, Fatih Akgün Hocamız Güngör Aykut hocamız ve Ruhi Öztürk hocamız ismini sayamadığım tüm görevliler büyük bir özveriyle hizmet ediyorlar.
Burada insan şunu daha iyi anlıyor…
Arafat insana kendini hatırlatıyor.
Ne kadar kırdığını, ne kadar yorulduğunu, neyi eksik bıraktığını…
Sonra semaya açılan ellerle birlikte insanın içine bir umut düşüyor.
Belki de Rabbimizin rahmeti tam da insanın en çok dağıldığı yere dokunuyor.
Bugün burada sadece kendimiz için dua etmiyoruz.
Evlatlarımız için…
Anne babalarımız için…
Dostlarımız, ülkemiz ve tüm ümmet için dua ediyoruz.
Başta Gazze olmak üzere zulmün gölgesinde yaşam mücadelesi veren tüm mazlumlar geçiyor dualarımızdan.
Doğu Türkistan’da susturulan sesler, yetim kalan çocuklar, gözyaşı dinmeyen anneler…
İnsan burada anlıyor; dua sadece kelime değil, yüreğin secdesiymiş.
Güneş yakıyor belki ama en çok vicdanlarımız yanıyor.
Bir yanda milyonların “amin” sesi yükselirken insan, Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’ni düşünmeden edemiyor.
Kardeşliği…
Merhameti…
Birbirine emanet edilmiş insanlığı…
Şimdi Arafat’ın ortasında milyonlarca insan aynı göğe bakıyor.
Ve belki de dünya bugün, uzun zamandır ilk kez aynı cümlede birleşiyor:
“Allah’ım affet bizi…
Kalplerimizi birbirimize düşman değil, dua eyle…
Hac sadece bir yolculuk değil; sabrı, kardeşliği, merhameti ve dayanışmayı öğrenme makamıymış.
Şimdi Arafat’ta milyonlarca insan kimi evladı için, kimi annesi babası için, kimi Gazze’deki mazlum çocuklar için dua ediyor.
Tekbirler, telbiyeler ve salavatlar semaya yükselirken gözyaşları da dualara karışıyor.
Bu vesileyle böylesine büyük ve kutsal bir organizasyonda emek veren Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve tüm hocalarımıza yürekten teşekkür ediyorum.
Rabbim hepsinden razı olsun, edilen duaları kabul eylesin Arefe günümüz mübarek olsun…
Selam ve Dua İle
Aynur YAVUZ
