“Lebbeyk, Allâhümme Lebbeyk…
Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk…
İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek…”
Buyur Allah’ım buyur…
Çağırdın geldim…
Nasip ettin geldim…
İçimde yıllardır büyüttüğüm hasreti, senin evine bakarak dindirmeye çalışıyorum…
Uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından gece vakti Mekke’ye ulaştık.
Kâbe’yi uzaktan ilk gördüğüm an gözyaşlarım sel oldu.
Meğer insan bir yeri bu kadar özleyebilirmiş…
İki yıldır kurada ismimiz çıkıyor ama türlü sebeplerle gidemiyorduk.
Üçüncü yılda kurada ismimiz çıkınca eşime;
“Artık Rabbim bizi çağırıyor…” dedim.
İmkânları zorlayarak çıktık bu yola.
Günlerce heyecandan uyuyamadım.
Nereye baksam Kâbe’yi görüyordum.
Aylar, haftalar, günler geçti…
Ve nihayet beklenen gün geldi.
“Hac yolculuğu meşakkatlidir” derlerdi…
Gerçekten de öyleymiş.
Hacca gitmeye 10 gün kala bir trafik kazası geçirdik.
Arabamız hasar aldı ama Rabbime şükürler olsun ki ne bizim ne de torunumuzun burnu bile kanamadı.
“Vardır bunda da bir hayır” dedik, teslim olduk.
Yoğun okul programlarının ardından hac günü geldi çattı.
İstanbul Havalimanı’nda evlatlarımız ve torunumuz İkra ile vedalaştık.
Arkamı dönüp baktığımda kızlarım gözyaşları içinde bize el sallıyordu…
Ben de gözyaşlarımı içime akıttım.
Çünkü biz sevgiliye gidiyorduk…
Kâbe’ye…
Peygamber Efendimize…
Pasaporttan geçip uçağı beklerken birden dudağımda uyuşma, çenemde ağrı ve şişlik başladı.
Bir an ne olduğunu anlayamadım.
Eşim telaşlandı, sağlık ekipleri geldi, kontroller yapıldı.
Şükür ki ciddi bir problem görünmüyordu ama o an insan ister istemez korkuyor i…
Ya önemli bir sağlık problemi olup hastaneye götürürseler, uçağa binemez raporu verirseler…
O an kendi kendime şöyle dedim:
“Aynur… Rabbim seni daha gitmeden arındırıyor. Sakın şikâyet etme, şükret…”
Gerçekten de bazen kulun çektiği sıkıntılar bile Rabbinin sevgisinin işareti oluyor.
Ben o korkuyu da sevdim…
Çünkü beni O’na biraz daha yaklaştırdı. Şükür ki, korkulan olmadı, sağlıkçılar aşırı heyecanlanma neticesinde vücudun reaksiyon verdiği teşhisi koyarak imza karşılığında uçağa binmeme hac yolculuğuma müsade ettiler.
Ayrıca burada bir teşekkür borcumu da ifade etmek istiyorum…
Diyanet İşleri Başkanlığımız gerçekten çok güzel, çok düzenli ve özverili bir organizasyon hazırlamış.
Hacı adaylarının her türlü ihtiyacıyla yakından ilgileniliyor.
Bizlerden sorumlu Arif hocamızın talebiyle sağlık personeli hemen gelerek müdahalede ettiler.
İnsan böylesine kutsal bir yolculukta kendini güvende ve huzurlu hissediyor.
Başta eşim Nurettin Yavuz, kafile başkanımız, gurup sorumlumuz kıymetli Arif Hocamız, bayanlardan sorumlu Neşe hocamızdan emeği geçen tüm hocalarımızdan Rabbim razı olsun.
Özellikle yaşadığım rahatsızlık sürecinde gösterdikleri ilgi, hassasiyet ve destek gerçekten çok kıymetliydi.
Güler yüzleri, sabırları ve emekleri için her birine gönülden teşekkür ediyorum.
Rabbim hizmetlerini kabul etsin…
Şimdi Rabbimin evindeyim…
99 güzel ismiyle dua ediyorum…
Benden dua bekleyen tüm kardeşlerime…
Ümmet-i Muhammed’e…
Güzel ülkeme…
Mazlum coğrafyalara…
Ve Allah’ın “sessiz kullarım” dediği tüm hayvanata, bütün kâinata dua ediyorum…
Allah’a emanet olun…
Kabe’den Selam ve dua ile…
Aynur YAVUZ
